Kayıtlar

ve ben galiba ölüyorum yalnızlıktan

Resim
  Can Temiz ft Can Bonomo- Misafir ........ Deldi geceyi deliren bir kuşun Gerdanını saran gergin urgan Artık her organ biraz yorgun ve ben galiba ölüyorum yalnızlıktan Günlere sarın iltihaplı bedenimi bir namussuz infilak vakti Hortumlar çayırlıktan döne döne yükselirken karanlık gökyüzüne Uykusuz geceyi usturayla bölen tuhaf bir hatıra dolayın ayak bileklerime Fütursuz bir çocuğa kalkan ele sarılan anne gibi sarsın bedenimi morfin Taşlara bağlayın hayatla imtihanımı Ben bir ölüm marşı çalkalarım ağzımda yarım bardak ucuz şarapla Taşlara bağlayın tutuklu tutkularımı Emzirin beni bozuk süt, intikam ve günahla Taşlara bağlayın annemin hayaletini denizler çekilirken Şarkılar söyleyin morarmış cesetlerime Tanrı uluyan kurdu vurdu Artık her organ biraz yorgun ve ben galiba ölüyorum yalnızlıktan Dar atıyorum kendimi sonsuzluğun ayaklarına doğru Altı farklı intihar beğeniyorum üçüncü sayfalara zar atıyorum Köpek köpeği yemiş sakın bakmayın Bırakıyorum toy neşemi kağıttan bir geminin üzer...
Resim
 Gencler ben sonunda okul hayatima son veriyorum. cok ilginc duygular icindeyim, bunu seye benzetiyorum. hani belli dönemlerie asamayan insanlar olur ya mesela oral dönemi bitiremez cocuklar ve tirnaklarini yemeye emzik kullanmaya devam eder yasi 30 olsada. benim egitim ve ögrenci olma dönemimde zamaninda bitmedi, bu da bende muhtemelen hayata gec atilma gibi bir sonucu oldu. simdi ilk kez bir sifatimdan vaz gecmem gerekiyor, daha fazla ögrenci olmayacagim, ve universitede calismayacagim egitim sektörunun disinda kalacagim. ben 5 bck yasindan beri okula gidiyorum nerdeyse 30 yil olacak. her zaman ögrenci kimligim oldu son 10 yildirda universitede calisuyorum, hem ögrenci hem arastirmaci olarak. ve simdi bunlarin hepsi son buluyor. bu cok ilginc. bakin baya sudan karaya atilmis ablik gibiyim ne yapsam bilemiyorum. bir yandan akciger solunumu yapma yetenegim var bir yandada solungac solunumu cok daha kolay. biraz surunsem yol alirim ama yuzersem daha hizli giderim.  Bilemiyorum ...

yine bir sey olmadi ama birseyler oldu gibi, ben kendi kendime birseylere karar verdim. as usual !

 evet nerde kalmistik, iki hafta once abartiyorum demisim. evet abartiyorum cunku ben böyle bir insanim. sakin degilim, aceleciyim ve taktik yapamiyorum.  simdi bir sosyal deney yapacagim, hayatimin bu insanla olan kismini romcom gibi yasamaya karar verdim. zaten bence bizden bir bok olmaz. o yuzden su kitaplarda yazan how to make a guy chase you in ten step, adimlarinin bir kismini takip edecegim (aslinda takip etmek icin gec kalmis olabilirim, ilk bulusmalarda ne kadar needy gözuktum bilmiyorum. cokda sanmiyorum needy gözuktugumu ama belli de olmaz tabi yaz mevsimini tek basima gecirmis olmanin verdigi yalnizlik ve depresyon hisleri etkilemis olabilir davranislarimi). Anyway ben bu adimlari takip edecegim, bir sure biraz kendimle takilacagim kisaca. adimlar cok kolay :  - kendi hayatiniza bakin, onsuzda mukemmel ve eglenceli bir hayatiniz oldugunu belli edin. simdi burda biraz cuvallamis olabilirim, her bulusmak istediginde bulusarak, ama bir yandanda olabildigince sosy...

OMG ! pazartesi aydınlanması.

Pazartesi pazartesi şoktayım.  Kendime, düşündüklerime inanamıyorum, benim düşünce ve davranış yapım nasıl bu kadar değişmiş olabilir. Gerçekten inanılmaz, kendime inanamıyorum, milete yıllarca saçmalama o öyle olmaz dediğim şeyi düşünüyorum içten içe, ve bu aydınlanmaya varmak için gerçekten günlere takvime yazışmalara fln bakmam gerekti.  Şimdi ne oldu özetle, biriyle date etmeye başladım bu normal olarak herkesin yaptığı birşey. yada görüşmeye başladım, herneyse işte. bir süredirde pandeminin de etkisiyle pek yeni insanlarla tanışmıyordum, belli amaçlar ugruna diyeyim.  Neyse aslında fark ettim ki biz görüşmeye başlayalı daha da ilginç olanı tanışalı sadece 10 gün olmuş, 10 gün ya 10 kısa gün. benim kafamda of ne kadar az görüşüyoruz neden beni aramıyorlar fln dönüyor sanki aylardır flört ediyormuşuz da ben ihmal ediliyormuşum triplerindeydim ta ki bu sabaha kadar.  Bugün sabah düşündüm, bir dk ya dedim benim evrenimde 10 gün neye denk geliyor, yani alt tarafı 10 ...

karantina

Hello karantina gunleriniz nasil geciyor bakalim ? Ben kendi surecimi anlatayim, ilk olarak ben bu karantina zimbirtilari baslamadan ve olaylar buyumeden saddece italya da universiteler tatil omusken, almanya fransa isvec turkiye kendi hallerinde takilirken 8 martta almanaya ya deneye gittim. Neden böyle birsey yaptim cunku bunun bu kadar buyuyecegini dusunmemistim. yine de gitmedene önce ne olur ne olmaz diyerek eve baya yiyecek alisverisi yapmistim.dezenfektanlari zaten subat ayinin sonu gibi aldim bir köseye koydum. Bu aralar yaptigim en zekice islerden biri buydu bence. Neyse biraz korka tirsa birazda heyecanla almanya da deneye gittitm, corona sakalari havalar da ucusuyor tabi ki. kucucuk bir kontrol odasinda 10 kisi oldugumuz oluyor kampusten disari cok cikmiyoruz, sadece aksam yemeklerine disari ciktik fln hayat guzel bir yandanda haberleri takip ediyoruz. Ama hala ciddi degiliz, ta ki ispanya kapilari kapatana kadar, noluyor ya kendi ulkemize de giremicez mi demeye fln baslad...

köpurtelim

uzun zaman sonra merhaba tekrar. bu yaziyi artik belli bir kisiye yazmiyorum, kendime yaziyorum diyelim. kendi kendime konusmak yerine kendime yazmak daha mantikli geldi, yazmayinca surekli ayni seyleri konusuyorum. gitgide daha iyi ouyorum baya iyilesiyorum. arada hatta yeni insanlarla tanisiyorum fln baya iyi oluyor. bu ara sosyal olarak ataga gecmeye calisiyorum, diger doktora ögrencileriyle bulusuyorum fln. yeni arkadaslar edinmem lazim, dusuncelerimi zenginlestirmek icin cesitlilik lazim. Bu arada gecen gun biri hic asik oldun mu diye sordu, bende bir kere asik oldum iki kere de sevdim dedim. sonra bir anda özur dilerim uzmek istememistim dedi, dedim uzulmuyor olmam lazim artik, cok oldu biteli ama insan hatirliyor iste. kendime kucuk bir dikis makinasi mi alsam acaba ? bu ara kendime bir patchwork yapasim var, ama elde de yapilmaz ki o meret. örgu ördum iki ay bir bereyi uc kere sokup bastan basladim sonunda bitirdim, simdide iki ucunu bir araya getirip birlestirmiyorum ge...

beklentiler üzer

"nasıl seversiniz birbirinizi? mesela oturtup karşısına seni, dikkatlice izledi mi? karşılıklı içilmiş bir kaç sigara, sen derinden bir nefes alırken üstelik gözlerinin içine baka baka, sigarasını üfledi mi? hiç attı mı sigarasını, sen geliyorsun ve ancak sen geliyorsun diye kapattı mı kapısını insanlığa? dizlerine yattı mı? yatmadı de. yattıysa gözlerini dikip yüzüne, âşık âşık baktı mı? bakmadı de. “yakarım lan bu şehri, bu şehir içinde sen varsan şehir, bu kalbim içinde sen varsın diye şehir, yoksa çöl!” diye bağırmadı mı sokağın boşluğunda? yapmadı de. kimse sen gibi olmadı de. siz nasıl sevdiniz birbirinizi? sevmedik de." ahmet yavuz   

Ah'lar agaci

"bir ilaç içsem bari diye düşündüm, biraz kolonya sürünsem, ferahlasam, pencereyi açsam. şöyle bir şey yazdım sonra: yağmur, çamurlu bir elbise dikiyor şehre sıkılıyoruz hepimiz bu çamurlu giysinin içinde. berbattı, bir şiire böyle başlanmazdı. iç ses diye söylendim, ardından yıldırım gürses... aptal aptal güldüm bir de buna. ayşecik vazoyu kırıyor ve ‘tamir et bakalım’ diyordu babasına. yapıştırsam da parçalarını hayatımın su sızdırıyordu çatlaklarından. karnabahar kızartmıyordu asla başrolde kadınlar. güçlü bir el silkeledi beni sonra sanırım tanrı’nın eliydi. sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan. binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi, çok şey görmüşüm gibi, ve çok şey geçmiş gibi başımdan, ah...dedim sonra ah! iç ses, diye söylendim çocukken şöyle dua ederdim tanrı’ya: tanrım bana hiç erimeyen, kırmızı bir bonbon şekeri yolla. eski tül perdelerden gelinlik biçerdik kardeşimle kendimize durmadan, olmayan çayları, olmayan fincanlardan içerdik. olmayan kapıları açardık, o...
"bir varmış bir yokmuş" derler hani: aşkın küçük sandalı hayat ırmağının akıntısına kafa tutubalir mi! dayanamayıp parçalandı işte sonunda acıları mutsuzlukları karşılıklı haksızlıkları hatırlamağa bile değmez: ödeşmiş durumdayız kahpe felekle. ve sizler mutlu olun yeter mayakovski (mayakovski'nin intihar mektubunun sonundan alınmıştır.)

etiklikler

Durup dururken sinirlendim. ne oldugunu anlatayim simdi size. Benim diyetisyenlik okumus uzaktan bir kuzenim var, kendisi instagra mdiyetisyeni olma yolunda ilerliyor, yani zaten cok yuksek beklentilerimin oldugu bir insan degil. Neyse instagram hikayesinde, parayla tezlerin istatistik analizini yapan bir hesabi paylasip, cok iyi analiz yaptiklarini ödevlerini tezlerini oraya yaptirabileceklerini yazmis. Dusunebiliyor musunuz? bunu yapan bir universite mezunu ! Ve bahsettigi sey de ufak tefek birsey degil bitirme tezi ! Baya baya tezi baskasina yaptirmaktan bahsediyor ve bunun cok ucuz ve iyi is cikartan bir firma oldugunu söyluyor. Zaten dedigim gibi beklentimin cok yuksek oldugu bir insan degildi ama , bu da resmen diger ögrencilerin emegini ezmektir. Senin oldugunu iddia ettigin bir yayini baskasina yaptirmaktir. ve tamamen etik disidir. Universite mezunu olan bir insanin etik degerleri nasil bu kadar yerlerde olabilir anlamak mumkun degil. Simdi o hikayeyi gören bir insan na...
aylar sonra hello diyorum, is arasinda bir anda yazasim geldi blog'a, tabi ki temelde yatan sebep procrastination :D neyse simdi gelelim ne ile ilgili yazacagima. gecen gun ruya mi gercek mi oldugunu anlamadigim bir durum yasadim ve bunu dogrulamamin bir yolu yok malesef. Su anda ruya olduguna dair inancim gitgide artmakta, lakin herhangi bir gelisme olmuyor hayatimda.gece uyurken bir itiraf bir se  duydum senki ama iste bende uyuyordum gercekten duydummu yoksa ruyamdami gördum emin degilim. Bir de sey sorunu var kimseyi sevemiyor olusum, napicaz ya benimle yeminle artik ailem filan yildi benden. bu hafta kuzenim evlendi, abla keske sen evlenseydin diyor cocuk :D dedim eyvallah da yok yani ne yapayim.  birinden hoslanmistim ama kendimi garantiye alip cok da kaptirmadan önce ne dusundugunu ögreneyim dedim, istemiyormus sevmiyormus. bende iyi ki sormusum dedim icimden sormasam söylemeyecek öyle flört edip durucaz mal gibi. allahtan tez canli bir insanimda sonuca  gitm...
Resim
Bu sarki donuyor kafamda, ama pabucum sikiyor kismi daha cok kafam karisiyor ile degisiyor.  Ben niye bu kadar dengesizim ya, herkes mi böyle yoksa. Dengeziseniz söyleyin bana da cok yanliz kaliyorum bu dengesizliklerimde.
merhaba, burayı okuyormusun bilmiyorum, okudugunu umut ederek sana seslenerek yazıyorum şimdilik.  biliyorum yada bilmiyorum merak ediyor musun ne yapıyorum ne ediyorum diye ama ben yine de haber vermek istedim. Ankaradaymışsın, ilk olarak hoş geldin, keşke haber verseydin bende ankaradaydım. neden ankarada olduğum tamamen ayrı bir konu, gelecegimden kimsenin haberi yoktu, senin zaten nerde oldugumdan haberin bile yok da. işte neyse. Ben İsveçe taşınıyorum, artık Ankara ya geri dönemeyeceğim. okulu da bıraktım. Okulu bırakmak zorunda kaldım hatta. keşke yanımda olsaydın, hayatımın en zor en kötü dönemini geçirdim. Özellikle son bir ay gerçekten kötüydü. bir de sen beni terk ettiğinde böyle olmuştum, çalışırken konuşurken yemek yerken bile gözlerim doluyordu aklıma geldikçe hiç ses çıkartmadan ağlıyordum. Bu ay da öyleydi, özellikle son 2 3 haftada, marketten domates alırken bile gözlerim doldu ne saçma dimi. artık psikolojim nasıl bozulduysa düzelmedi haftalarca, pazar da...

son durumlar

uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Evet uzun zaman geçti, bir sürü şey atlattım sanırım. bazılarınında sadece üzerini kapattım halının altına süpürdüm. sonucta hayat devam ediyor ve biz organik canlılarında mola verme şansı yok. Burayı takip eden varsa ki sanmıyorum ama, vet bir ayrılık atlattım. çözemedim kafamda ama halının altına süpürüdm şimdilik. ve tekrar karşılaşıncaya kadarda orda kalacak, belki de tekrar hiç karşılaşmayacağız ve ben o tozların zamanla yok olmasını bekleyeceğim. neyse ki hiç biirşeyin yok olmayacagını bilecek kadar okudum. muhtemelen enerjiye dönüşecekler ve ben bir şekilde onları harcayacagım. Bu konuyuda kapattığımıza göre. Hayatımın geri kalanına bir göz gezdirelim neler oluyor neler yapıyorum. Hala isveçteyim, çok yoğun bir şekilde çalışıyorum. çok yoğun dediğim durum şu : sabah 9 da işteyim herkes gibi, akşam genelde 7 yi buluyor çıkmam bazen 9u 10 u geçtiği bile oluyor. haftasonu bir günü kendime ayırsamda diğer gün genelde çalışıyorum. haftaiçi ...

kent

başka diyarlara, başka denizlere giderim, dedin. bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa. sanki bir hükümle yazgılanmış bir çabam; ve yüreğim sanki bir ceset gibi gömülmüş oraya. daha ne kadar çürüyüp yıkılacak böyle aklım? nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam burada gördüğüm kara yıkıntılarıdır hayatımın yalnızca yıllar yılı yıktığım ve heder ettiğim hayatımın." yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler. hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent. dolaşacaksın aynı sokaklarda. ve aynı mahallede yaşlanacaksın ve burada, bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların. hep aynı kente varacaksın. bir başka kent bekleme sakın, ne bir gemi var, ne de bir yol sana. nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte, yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde. konstantinos kavafis çeviri : herkül millas ve özdemir ince

ve ikinci kez, Hoşçakalın.

Ben yine gider ne zaman döneceğim belli olmadan, dönmek için bir nedenim olmadan. Çıkamadım bu depresif halimden, dönersem bir gün çıkmış olurum umarım.

Tebrikler !!!

Tebrikler bu sefer sana geliyor, Bunu haber vermezsem içim rahat etmezdi. Bu başarını kutlamak isteyeceğini biliyorum, o yüzden hala yazabiliyorken yazayım dedim. Aslında anında haber verip kutlayacaktım seni ama psikolojim el vermedi. Aslında hala el vermiyor ama senin de hakkını yemek istemiyorum. Neyse gelelim büyük başarına, ilk olarak bunu neden başarı olarak saydığımı söyleyeyim, Daha önce aramızda şu minvalde bir konuşma geçmişti budan bir 7 ay önce filan sanırım ; ......  -Bişi dicem ? Sende hiç bi değişiklik flen farketmediler mi ? ... - Bide sanırım seni mutlu etmek konusunda pek başarılı değilimm :) .... -Daha çok çalışcam sözz -Gözlerin hep işil işil olacak .... -Annen de babanda gözlerinden anlamalı mutluluğunu :( ......... O zaman başaramadığın için üzülmüştün, bir de işte böyle söz filan vermiştin, (Evet bu sözlerinin hepsini tutacagını sanırıyordum o zaman). Bu sefer BAŞARDIN ! tebrik ederim bu sefer anladılar gözlerimden mutluluğumu, o kadar net anlad...
Merhaba, bu haftasonu seninle gitme hayalleri kurdugum tatile yalnız gittim. Bu tatili ilk duydugumda heyecanla sana yazmıştım, haftasonun boş mu ? gelmiş olur musun diye, sende yine belli olmaz demiştin. Bende gelmiş olursan tatile gidelim mi iki günlük gelmemiş olursan ben seni görmeye gelirim zaten demiştim. işte yapılan bir planın daha elinde patlaması, kurulan bir hayalin daha yıkılması ile karşı karşıya kaldım. Aslında önce gitmeyeyim dedim, çünkü seninle gitmeyi çok istemiştim, ilk kamp haberini aldığımda, sonra dedimki bir yerden başlamak lazım. sonuçta sen bana hayal kurma demiştin zaten, ben kendi kendime gelin güvey olmuştum. Bazen kör oluyor işte insan oğlu. neyse dedim yaptıklarının cezasını çek özge git bu tatile ve kurduğun hayallerin beyninde patlamasına izin ver. çünkü ancak o zaman hayal kurmaktan vazgeçeceksin. Peki ne mi oldu ? Gerçekten beynim uyuştu tatilde, sürekli kendi salaklığıma kızdım. Beni sevmeyen bir insanı bu kadar sevmeme kızdım, hala sevdiğime kızdım...

welcome back

Hey evet ben geri döndüm, diyerek enerjik bir giriş ayapmak isterdim ama olmadı malesef. enerjimi gıdım gıdım topladım döndüğümde, havalanı yollar ev odam üstüme üstüme geldi. az hatıramız vardı ama baya önemliymiş benim için o hatıralar, yol boyu bunları düşündüm. Neyse, ben ankarayı değil burda ki anılarımı özlemişim aslında, allahtan arkadaşlarım var da bir nebze toparlıyorlar beni. ama tabi ki bu da yaşanacaktı ve bu da atlatılacak bir şekilde, Bilseydim nedenlerini daha kolay olurdu belki. şimdi buraya dönünce acaba şu da şöylemiydi bu da böylemiydi diye diye kafayı yiyecegim.  ne olur artık bir konuş da ben de rahatalayayım sen de rahatla.
Bugün bir rüya gördüm ve size şimdi ondan bahsedeceğim. Ondan derken rüyamdan değil tam olarak ama bana hissettirdiklerinden benim aymamı sağlamasından. Bir insan bir insanla mutluyken en basitinden güler, ama gerçekten güler, gözlerinin içi parlar, uzun süre görüşmedikten sonra ki ilk görüşmelerini ertelemez, yada ilk görüştüklerinde yüzünde küçük de olsa bir tebessüm olur di mi. Yani öyle olmalı, bir sarılır özlemini giderir. bir taraf bunları yaparken diğer tarafın farkına varmaz o da  kolayca rol yapar böylece. bir taraf susunca, sessizlik çöküyorsa zaten bir problem var demektir. Ama işte siz o gözleri parlayan taraf olunca karşı tarafı göremezsiniz ta ki saçma sapan bir olayla gözünüz açılana kadar. Mazeret dediğin şey her zaman üretilir. doğum gününe geç kalınır yılbaşına geç kalınır, yemeğe geç kalınır. üretmek isteyen mazeretleri her zaman üretir. Seninle hiç katıla katıla güldüğümüz konuşmaktan çenemizin ağrıdı bir zamanı hatırlamıyorum.Ben mutluydum ama sen değildin,...