Kayıtlar

pişkinlik. leaving objection as a king !!! :D

bugün pişkinliğim üzerimde yine. aslında ilk önce çok heyecanlıydım, nasıl yapsam ne desem bilemedim sadece kapıda sıranın bana gelmesi bekledim. beklerken içerde kıvranan hocanın arka arkaya gelen sorularına cevap vermeye çalışan öğrencilerin seslerini dinledim. hoca bu operatör mü, vektör mü söylesene kızım diye yırtınıp kızdan da mıyır mıyır sesler çıkarken ben dinledim ve daha fazla gerildim. bildiğim duaları okumaya başlamıştım ki sıra bana geldi. ve o kapıdan içeriye girdim. adımı söyledim istikrarlı ilerliyorsunuz siz lafından notumu anladım. beklediğim gibi çok düşüktü, hiç üzülmedim ve kağıdımı incelemeye başladım. çok fazla soru yapmadığım için çok da zor olmadı inceleme kısmı ben incelerken hoca beni tanıdığını ve takip ettiğini belirten bir kaç cümle söyledi bende hımm evet aynı alandayız hocam gibi onaylamalar da bulundum. hocanın beni azarlamasına izin vermeyecektim ona o an karar verdim ve hemen stratejimi belirledim. ilk olarak siz nereden mezunsunuz gibi sorular sordu,...

nedenler

insnalar dışarda eğlenirken şenlikde konserden konsere koşarken ben neden buradayım ? bu sorunun cevabına bakacagız şimdi bende henüz bilmiyorum bulacağım umarım bu yazının sonunda. şimdi şenlikler meşhurdur biliyorsunuz heleki odtüdeyseniz olaydır. bugün o eski günler geldi aklıma şenlikler varken derslere hiç girmezdim. saat 11 gibi kalkar kahvaltımı yapar tatildeymişim gibi keyif çatardım 12 gibi hazırlanmaya başlardım ki, yeni kıyafetler bile alırdım şenlikde giyinmek için. sonra arkdaşlarımla buluşur şenlik alanına çıkardık, ama üzerimizde bir hava bir rahatlık sanki şenliği bizim için düzenlemişler gibi hissederdik. içeceklerimiz elimizde mt sahnesinde coşardık dansederdik kafa sallardık. tam bir tatil havası yaşardım ben şenliklerde. okul hiç yokmuş biz orada eğlenmek için varmışız gibi davranırdım. gece yurda girmezdim. her şenlikde en az beş on insanla tanışırdım. gidip gitarı olan gruplara katılır şarkı söylerdim. oyunlar oynardım. ilk yıllar gerçekten çok çok güzeldi. sonra ...

City Hunter

Resim
evet bir kdramayı daha bitirmiş olmanın verdiği üzüntü içerisindeyken bu kdarama hakkında birşeyler yazıp bu duygularımı p aylaşayım dedim. bildiğiniz gibi kdramalar en fazla 23 24 bölüm oluyor. City Hunter da 20 bölümcükdü. Konusu bence çok çok güzle di hiç sıkılmadan izledim ki ilk bölümden de sardı nerdeyse. İlk olarak başrolllerde Lee min Ho ve Park Min Young vardı. Afişdende anlaşılacağı gibi dizi aynı zmaanda silahlı vurdulu kırdılı fln ama hiç rahatsız etmiyor bunlar. uçan kaçan özel güçlere sahip olan kimse yok. Lee yoon sung intikam için koreye geliyor sonra aşk fln derken işler çok feci karışoyor. spoiler vermemk için anlatmıyorum ama izlediğim diziler içinde başı çekebilecek bir senaryoya sahip. ayrıca ilginçtir ama şimdiye kadar izlediğim en iyi sonlardan biri tabiki kdramalar içinde. biraz kdrama izlediyseniz bu adamların son yazma özürlüsü oldukalrınıda biliyorsunuzdur. ama bunda birazda olsa olmuş gibi. Sonuç olarak şiddetle tavsiye ediyorum bu diziyi.(zaten lee m...

Math doesn't suck, you do.

Math doesn't suck, you do. Every time I hear someone say "I suck at math," I immediately think he or she is a moron. If you suck at math, what you really suck at is following instructions. devamı....

ees 2

evet eski elektirikli sobayla olan ikinci ayarlanmış görüşmem sonucu anladım ki, benim o ben. elektrikli soba olan benmişim meğersem. bir de bir süre daha elektrikli soba olarak kalmaya karar verdim. nede olsa kendimi ısıtabiliyorum değil mi?. o değilde yalnızlık en çok istediğim şeymiş ees bana bunu farkettirdi. ne kadarda özlemişim kendimle olmayı. bana benden iyi gelen birşey olmadığını tekrar farkettim. birde herkesin benim için ikinci planda olduğunu birkez daha anladım. afferim bana, şimdi yoluma devam edebilirim.

eski elektrikli soba

ilginç bir karşılaşma yaşadım geçen gün ikinci kez. gerçekten kader olabilecek bir ihtimalle karşılaştık ve bunun ikimizde farkındaydık sanırım. benim orada olmam onun iş saatlerinde orada olması ve koskoca binada aynı katta telefonla konuşuyor olmamız. her karşılaşmamız gibi bu karşılaşmada da bir nefes daralması, of neden karşılaştık havaları ama bir yandan da merakla birlikte, konuşmaya can atma durumları yaşandı. neyse ki bunu yaşayan tek ben değildim çünkü karşılaştığım insanı çok iyi tanıyordum. ne yapsam yada ne desem yadırgamayacak biri, çünkü o da beni çok iyi tanıyor sanırım. neyse oturduk bir kahve içtik bu sefer her şey çok daha kolaydı konuşmak ve geçmişten bahsedebilmek. kaç yıl olduğunu ve o yılları konuştuk bu sefer. ortak tanıdıklarımızın ve birbirimizin arkadaşlarının durumlarını rapor ettik birbirimize. eskileri yad etmedik zaten edemezdik ikimiz içinde acı verici olurdu sanırım. uzun sessizlikler yaşadık eskiden olduğu gibi, yine ben kaçtım o kovaladı bu sessizlik...

yarışma varmnışdı

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D Kit , Manfrotto 055XProb tripod ve Kata123Go-30 fotoğraf çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.