Kayıtlar

köpurtelim

uzun zaman sonra merhaba tekrar. bu yaziyi artik belli bir kisiye yazmiyorum, kendime yaziyorum diyelim. kendi kendime konusmak yerine kendime yazmak daha mantikli geldi, yazmayinca surekli ayni seyleri konusuyorum. gitgide daha iyi ouyorum baya iyilesiyorum. arada hatta yeni insanlarla tanisiyorum fln baya iyi oluyor. bu ara sosyal olarak ataga gecmeye calisiyorum, diger doktora ögrencileriyle bulusuyorum fln. yeni arkadaslar edinmem lazim, dusuncelerimi zenginlestirmek icin cesitlilik lazim. Bu arada gecen gun biri hic asik oldun mu diye sordu, bende bir kere asik oldum iki kere de sevdim dedim. sonra bir anda özur dilerim uzmek istememistim dedi, dedim uzulmuyor olmam lazim artik, cok oldu biteli ama insan hatirliyor iste. kendime kucuk bir dikis makinasi mi alsam acaba ? bu ara kendime bir patchwork yapasim var, ama elde de yapilmaz ki o meret. örgu ördum iki ay bir bereyi uc kere sokup bastan basladim sonunda bitirdim, simdide iki ucunu bir araya getirip birlestirmiyorum ge...

beklentiler üzer

"nasıl seversiniz birbirinizi? mesela oturtup karşısına seni, dikkatlice izledi mi? karşılıklı içilmiş bir kaç sigara, sen derinden bir nefes alırken üstelik gözlerinin içine baka baka, sigarasını üfledi mi? hiç attı mı sigarasını, sen geliyorsun ve ancak sen geliyorsun diye kapattı mı kapısını insanlığa? dizlerine yattı mı? yatmadı de. yattıysa gözlerini dikip yüzüne, âşık âşık baktı mı? bakmadı de. “yakarım lan bu şehri, bu şehir içinde sen varsan şehir, bu kalbim içinde sen varsın diye şehir, yoksa çöl!” diye bağırmadı mı sokağın boşluğunda? yapmadı de. kimse sen gibi olmadı de. siz nasıl sevdiniz birbirinizi? sevmedik de." ahmet yavuz   

Ah'lar agaci

"bir ilaç içsem bari diye düşündüm, biraz kolonya sürünsem, ferahlasam, pencereyi açsam. şöyle bir şey yazdım sonra: yağmur, çamurlu bir elbise dikiyor şehre sıkılıyoruz hepimiz bu çamurlu giysinin içinde. berbattı, bir şiire böyle başlanmazdı. iç ses diye söylendim, ardından yıldırım gürses... aptal aptal güldüm bir de buna. ayşecik vazoyu kırıyor ve ‘tamir et bakalım’ diyordu babasına. yapıştırsam da parçalarını hayatımın su sızdırıyordu çatlaklarından. karnabahar kızartmıyordu asla başrolde kadınlar. güçlü bir el silkeledi beni sonra sanırım tanrı’nın eliydi. sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan. binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi, çok şey görmüşüm gibi, ve çok şey geçmiş gibi başımdan, ah...dedim sonra ah! iç ses, diye söylendim çocukken şöyle dua ederdim tanrı’ya: tanrım bana hiç erimeyen, kırmızı bir bonbon şekeri yolla. eski tül perdelerden gelinlik biçerdik kardeşimle kendimize durmadan, olmayan çayları, olmayan fincanlardan içerdik. olmayan kapıları açardık, o...
"bir varmış bir yokmuş" derler hani: aşkın küçük sandalı hayat ırmağının akıntısına kafa tutubalir mi! dayanamayıp parçalandı işte sonunda acıları mutsuzlukları karşılıklı haksızlıkları hatırlamağa bile değmez: ödeşmiş durumdayız kahpe felekle. ve sizler mutlu olun yeter mayakovski (mayakovski'nin intihar mektubunun sonundan alınmıştır.)

etiklikler

Durup dururken sinirlendim. ne oldugunu anlatayim simdi size. Benim diyetisyenlik okumus uzaktan bir kuzenim var, kendisi instagra mdiyetisyeni olma yolunda ilerliyor, yani zaten cok yuksek beklentilerimin oldugu bir insan degil. Neyse instagram hikayesinde, parayla tezlerin istatistik analizini yapan bir hesabi paylasip, cok iyi analiz yaptiklarini ödevlerini tezlerini oraya yaptirabileceklerini yazmis. Dusunebiliyor musunuz? bunu yapan bir universite mezunu ! Ve bahsettigi sey de ufak tefek birsey degil bitirme tezi ! Baya baya tezi baskasina yaptirmaktan bahsediyor ve bunun cok ucuz ve iyi is cikartan bir firma oldugunu söyluyor. Zaten dedigim gibi beklentimin cok yuksek oldugu bir insan degildi ama , bu da resmen diger ögrencilerin emegini ezmektir. Senin oldugunu iddia ettigin bir yayini baskasina yaptirmaktir. ve tamamen etik disidir. Universite mezunu olan bir insanin etik degerleri nasil bu kadar yerlerde olabilir anlamak mumkun degil. Simdi o hikayeyi gören bir insan na...
aylar sonra hello diyorum, is arasinda bir anda yazasim geldi blog'a, tabi ki temelde yatan sebep procrastination :D neyse simdi gelelim ne ile ilgili yazacagima. gecen gun ruya mi gercek mi oldugunu anlamadigim bir durum yasadim ve bunu dogrulamamin bir yolu yok malesef. Su anda ruya olduguna dair inancim gitgide artmakta, lakin herhangi bir gelisme olmuyor hayatimda.gece uyurken bir itiraf bir se  duydum senki ama iste bende uyuyordum gercekten duydummu yoksa ruyamdami gördum emin degilim. Bir de sey sorunu var kimseyi sevemiyor olusum, napicaz ya benimle yeminle artik ailem filan yildi benden. bu hafta kuzenim evlendi, abla keske sen evlenseydin diyor cocuk :D dedim eyvallah da yok yani ne yapayim.  birinden hoslanmistim ama kendimi garantiye alip cok da kaptirmadan önce ne dusundugunu ögreneyim dedim, istemiyormus sevmiyormus. bende iyi ki sormusum dedim icimden sormasam söylemeyecek öyle flört edip durucaz mal gibi. allahtan tez canli bir insanimda sonuca  gitm...
Resim
Bu sarki donuyor kafamda, ama pabucum sikiyor kismi daha cok kafam karisiyor ile degisiyor.  Ben niye bu kadar dengesizim ya, herkes mi böyle yoksa. Dengeziseniz söyleyin bana da cok yanliz kaliyorum bu dengesizliklerimde.