Kayıtlar

Yaz'dan kalma bir günde

Aklımda yine düşünceler düşünceler. bir yandan mutluyum bir yandan mutsuz. bir yandan unutuyorum bir yandan hersey dün gibi aklımda. Nasıl oluyorda yıllar önce hatırlayamadığım şeyler şimdi aklıma geliyor anlayamıyorum. BEynim normal çalışmıyor. Olmuyorsa olmuyor, kabullenmek lazım. Bir düğün daha atlattım, en afillisinden. Sorular hep aynı, sıra ? ne zaman? ama cevap yok, çok uzun zamandır. Düşünemiyorum bile biriyle evlendiğimi yıllardır. Bir kere düşünmüştüm evlenmeyi, kendimi bu fikre alıştırmıştım,ev kızı ile çalışan arası birşey olacaktım, küçük evimiz olacaktı bende hem işe gidip kariyer yapıp hem ev ile ilgilenecektim. Diğer insanlar gibi olacaktım. Sonra bitti bu hayallerim. Yapamayacağımı anladım, yapabilsem o zaman yapardım, o zaman yapamadan şimdi nasıl yaparım bilmiyorum. Arada özeniyorum hayatını kuran insanlara, hayatını paylaşacak kadar birbirine güvenen insanlara. Sonra bende güveniyorum, olmuyor, onlar bana güvenmiyorlar. Bir şekilde güven vermiyorum insanlara, b...
Resim
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun ? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun, içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin... Fedakarlığımı anlıyorsun: vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için. Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin. Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin. Ve orda beraber yaşarız külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi oradan atana kadar... Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek. Toprağa beraber dalacağız. Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçke açacak: biri sen, biri de ben... Nazım Hikmet Ran
sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Ö. Asaf

Seven NE yapmaz?

Resim

Delirmek

Delirmek ince bir çizgi, sabırın bittiği noktada başlıyor. özellikle vazgeçemediginiz ve inatla dürdürdüğünüz zaman birşeyleri. Delirmek çok ince bir çizgi. Sabrımın sonundayım, sakin kalmaya çalışıyoru mama olmayacak sanırım, ben verdikçe üstüme geliyor ben verdikçe ben tamam dedikçe üstüme geliyor. Annemden babamdan görmediğim baskıyı üerimde hissediyorum ve ben buna katlanabilecek bir insan değilim. Evet bir çok insan bunu sevgi olarak kıskançlık olarak tanımlar ama ben değil. Benim için sınırlarımın başkası tarafından çizilmesi delirmem için yeterli bir nedenken sınırlara bile ses çıkartmadan üzerime gelinemsine dayanamıyorum. Evet diğer insanlar gibi değilim, ve olmayacagım olamam deliririm. Bütün yaşam sevincimi kaybederim. Başkası gibi davranamam ben böyleyim. Artık bunun kabul edilmesi ve etrafımdaki insanlarla kıyaslanmamayı istiyorum. resmen insanlardan nefret ettim kıyaslandığım için. Ben Biz herkes değiliz sözüyle büyüdüm ve bunu çok benimsedim. ben herkes değilim, herk...
Deliriyorum sanırım ilk kez mutlu insanları kiskanacak kadar mutsuzum. Kahkaha atmayali aylar içten gulmeyeli haftalar tebessüm  etmeye li günler oldu sanki. İçim sıkılıyor, çözümünü bildiğim problemi çözemiyorum. Elim varmıyor dilim varmıyor çözmeye korkuyorum, sanki çözümde bundan mutsuz olabilirmisim gibi. Kabullenmem gereken gerçekler var mesela mutlu değilim mesela negatifim mesela karar vermem gerekiyor, mesela insanlari da mutsuz ediyorum. Ve bazı problemler konusuluncada çözülmüyor. Olmayınca olmuyor kabul etmek lazım Olmayınca olmuyor.a
ERKEĞİN narsisti âşık olmayagörsün ince ince incitir, zedeler sevdiğini, yemeğine zehir karıştırır gibi. Aşkla, alkolle, meyveyle, şekerle damıtılmış ağulu kokteyller ısmarlar sevdiğine. Sevgili ya da eş, hangisi ise duruma göre, bilmeden, hissetmeden, her gün biraz biraz alır bu zehirden. Usulca olur tükenişi, sinsice gerçekleşir kişiliğinin ölümü. Her gün biraz daha kaybeder gücünden, tahayyülün den, gerçekleştirmek istediklerinden. Sevgili ya da eş bilmez ki erkeğin narsisti içine alır, usulca kurutur kadınını. Kendine bağımlı kılarak yapar bunu. Kendine danışılmadan yapılan her şeyi eleştirir. Bağımsızlığı sevmez. Ne var ki bağımsızlığı sevmediğini açlıkça dile getirmez. Tam tersine, ‘Elbette’ diye gürler: Elbette kadınımı bağımsız isterim ben. Kendi ayakları üzerinde dursun, vurdu mu inletsin, çatır çatır! Ne var ki pratikte, gündelik yaşamın rutininde ve iki kişilik hayatların mahremiyetinde, birden tersine döner pusula. Erkeğin narsisti lafa gelince bağımsız kadın...