Kayıtlar

eat-pray-love; ye-dua et-sev

Resim
onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.sinepil.org/imaj/AsetilCoa/adsiz-6.JPG"> güzel filmdi vesselam bazılarına göre sıkıcı gelse de,sıkıcı ve sıradan hayatından çıkmaya ve hayatına anlamını bulmaya çalışan bir kadın vardı ki evlere şenlik, bende bende dedirtti izlerken bana :) (paragrafımın kalan kısmını haince silen blogger aalkış) neyse tekrar yazarım bende, Bazı insanların algıladığı ve yorumladığı gibi Liz tabiki kendine sadece bir eş aramıyordu hatta bence eş aramıyordu. neyse Kadının cesareti beni çok etkiledi , her şeyi bırakıp tamamen kendini anlamaya ve bulmaya yönelmesi kolay yenir yutulur bir hareket degildi, takdir ettim. ama benim şu anda böyle bir bırakıp gitmeye yada terk eylemeye ihtiyacım olmadığı için bu davranışı alıp bir köşeye koydum şimdilik ilerde lazım olursa örnek alırım diye ;) Daha ne diyim gitmekten ve terk edilmekten korkmayan bir insan olmamız dileğiyle :)

Simon and Garfunkel - Bridge Over Troubled Water (Live 1969)

Resim
ders çalışmalık

nerden geldim anKARaya

nerdne geldim nerelere gidicem diye kendi kendime şarkılar türküler söyleyip, buzzzzzzzzzz gibi çs de otururken nerden geldim ben brualara demeden edemedim. şu yazıyı beyaz eldivenlerimle yazıorum bu buz gibi ankarda tabiki saten gece kıyafeti elbisesi degil bildigin yün eldiven. buz gibi ya buralar annem babam sıcacık izmirlerinde yaşarken nerdne geldi,m ben ankaraya. kar heryeri kapladı dışarı çıkıp oynamayı geç dokunasım yok kara. dışarıya bakıpğ bakıp üşüyorum daha kafamı bile dışarıya çıkartmadan. bide nedir bu çs lerin durumu kuzu m hangar gibi kocamna yaparsanız ısınmaz tabi. çs de ilginç tipler beliriyor gitgide atkı bere elbdiven dolaşanlar gitgide artıyor, insanlar artık biriirleirni zorlukla tabnımaya başladılar. bu işin sonu hiç iyi değil. lütfen bizi kurtarın. son kalanlarız. herkes dondu. koordinatlarımızı veriyyyyyyyyyyyyyyyyyyy

Eleştirel Günlük: çelişkili kötü bir şiir

Eleştirel Günlük: çelişkili kötü bir şiir : "Nicedir arayıp da bulamadığım Arkadaş Özger’in bu şiirini nihayet buldum. Mutlaka paylaşmalıyım… kadercinin / kendine tapmadan önceki son -..."

çalışmamanın ezikliği

off içime sıkıntılar baısyor şu anda nükleer dersim başlamka üzere ama ben gidemiyorum çünkü yeterince çalışamadım erse. derste hocanın sorularını yanıtlayamamaktansa kaçmayı tercih ediyorum ki bu benim bu dersten alacağım notu keisn etkilicek. naısl bir derski sınav yok ödev yok sadece ders içindeki sorular ve katılım var. bu cidden master dersi ya kalbimi sıkıştırıyor şu anda üğstüne birde yapmadığım compt. ödevi gelince delircek gibi oluyorum.aynı zamanda nasıl ulaşılacağını dahi bilmediğim newtondan dosya indirmeye çalışırken hocadan yardım isteyememek. çünkü ne zamn gitsem sen bilirsin sen yaparsın dedikçe iyice eziliyorum.ç itiraf ediyorum ben bi bok bilmiyorum hiç bişeyde yapamıyorum.ne anlarım ben programlamadan. tamam nükleer fizik severim bilirim herşeyini nerdeyse ama derste konuşamıyorum. o masterlar nasıl havalşı öyle offffffff deliricem herşey elimde patlıcak gibi geliyo bu dönem master dersi o kadar da önemli değil ortalamamı etkilemicek desemde geleceğimi en çok etkiley...

sounds of silence

hello darkness my old friend I come to talk with you again Because a vision softly creeping Left its seeds while I was sleeping And the vision that was planted in my brain Still remains Within the sound of silence In restless dreams I walked alone Narrow streets of cobblestone 'Neath the halo of a street lamp I turned my collar to the cold and damp When my eyes were stabbed by the flash of a neon light That split the night And touched the sound of silence And in the naked light I saw Ten thousand people, maybe more People talking without speaking People hearing without listening People writing songs that voices never share And no one dared Disturb the sound of silence "Fools", said I, "You do not know Silence like a cancer grows Hear my words that I might teach you Take my arms that I might reach you" But my words, like silent raindrops fell And echoed In the wells of silence And the people bowed and prayed To the neon god they m...

sevmek daha mı zor ne

can dostum güzel insan burcucm dedi bunu bana sevmek ne zormuş aşıkken her şey çok daha kolaydı die. düşündümde cidden öel bişey sanırım sevmek aşıkken kendin için aşıksın, tamamen bencillik içeriyor sanki aşk. kendini mutlu etmeye çalışma çabaları var içinde,hatta abartan insanlar karşısındakileri üzdüğünü bile görmüyor kendilerini düşünmekten kararan gözleriyle. ama sevmek çok çok dah zor artı kendini mutluluğunu değil onu düşünüyorsun, onun mutlulugunubizim gibi bencil insan oğulları için resmen seviye atlıyorsun önce ben demiyorsun  ilk kez. atlaması zor bir seviye  hemde çok zor. nasıl olduda burcu o seviyeye ulaştı bilemiyorum, en ulaşır mıyım onuda bilemiyorum. gayet matematiksel geçen bir konuşmamızda kendi sevgilerimizi % hesabına dökerken hiç kimseye %100 veremeyişimiz uyandırdı bizi. kimseyi ölümüne sevemicek insanlarız biz kimse için delice bir şey yapamayacak, çünkü benciliz önce ben diyoruz, her normal insan gibi. ama o yaklaşmış bu sınıra hissettim bu sefer, bel...